Kazakistan’da ata mirasını yaşatan Kımızmırındık 2026 Festivali büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Bu geleneğin kökleri, eski Türk dönemine ve Büyük Bozkır medeniyetine kadar uzanmaktadır. Arkeolojik ve tarihî bulgular, Avrasya bozkırlarında yaşayan göçebe halkların kısrak sütünü fermente ederek kımız ürettiklerini göstermektedir.


Kımız; Kazaklar, Kırgızlar, Başkurtlar, Moğollar ve diğer birçok bozkır halkının ortak kültürel mirasıdır. Ancak Kımızmırındık adıyla ilk kımızın hazırlanışını büyük bir şenlik olarak kutlama geleneği, Kazak halkına özgü önemli bir kültürel gelenek olarak kabul edilmektedir.
Almatı Bölgesi’nde düzenlenen festival kapsamında yaklaşık 250 geleneksel Kazak çadırı (yurt) kuruldu ve etkinliğe yaklaşık 35 bin kişi katıldı. Ziyaretçilere yalnızca kımız ikram edilmekle kalmadı; Türk ve Moğol kültürüne ait geleneksel sporlar ile oyunlar sergilendi, el sanatları fuarları düzenlendi, etnokültürel gösteriler ve konserler gerçekleştirildi. Böylece festival, ataların mirasını yaşatan ve göçebe medeniyetinin zengin kültürünü tanıtan büyük bir kültür şölenine dönüştü.
Etkinliğe katılan Kazakistan Cumhurbaşkanı Danışmanı Malik Nurjanulı konuşmasında şunları söyledi:
“Kazak bozkırındaki her gelenek ve görenek, milletimizin kimliğini yansıtan paha biçilmez bir değerdir. Atalarımızdan miras kalan bu kültürel mirası korumak, çağın gereklerine uygun şekilde geliştirmek ve dünyaya tanıtmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bugün bu mirasa sahip çıkarak ulusal değerlerimizi modern şartlara uygun biçimde geliştiriyoruz. Kımız üretiminde yeni teknolojiler kullanılmakta, ürünün işlenmesi, muhafazası ve pazarlanması alanlarında önemli ilerlemeler kaydedilmektedir. Bu, gelenek ile yeniliğin uyum içinde buluştuğunun açık bir göstergesidir. Kımızmırındık gibi anlamlı festivaller halkımızın milli ruhunu güçlendirmeye, milli bilinci pekiştirmeye ve Kazakistan’ın kültürel zenginliğini dünyaya tanıtmaya devam edecektir.”
Kımızmırındık geleneğinin temelini oluşturan Kazak at yetiştiricilerinin geleneksel ilkbahar ritüelleri, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi’nde yer almasına rağmen, Kımızmırındık Festivali’nin kendisi ayrı bir kültürel miras unsuru olarak kayıtlı değildir. Buna rağmen festival, yüzyıllardır Kazak bozkırında kesintisiz yaşatılan millî geleneğin en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürmektedir.
Kımızmırındık yalnızca bir festival değildir; Büyük Bozkır’ın yüzyıllardır yaşayan manevi hafızasıdır. Asıl değeri uluslararası listelerde yer almasından değil, halkın kolektif hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılan canlı bir gelenek olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle festival, geçmişi anmanın ötesinde göçebe medeniyetinin canlılığını ve sürekliliğini simgeleyen kültürel bir köprü niteliği taşımaktadır.
İşte bu değerler sayesinde bugün dördüncü kez düzenlenen Kımızmırındık Festivali, yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir. Festival, yalnızca Kazakistan’ın değil, bütün Türk dünyasının göçebe kültürünü uluslararası alanda tanıtan önemli bir etnokültürel platforma dönüşmektedir.
27 Haziran tarihinde düzenlenen festivale Kazakistan’ın dört bir yanından gelen misafirlerin yanı sıra Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Çin, Türkmenistan, Özbekistan ve Karakalpakistan Cumhuriyeti’nden de heyetler katıldı.
Kımızmırındık, geçmişte kalmış bir gelenek değil; genç nesilleri millî kökleriyle yeniden buluşturan önemli bir kültürel mirastır. Büyük Bozkır’ın misafirperverliğini ve at kültürünü yaşatan bu festival, ulusal kimliği güçlendirirken unutulmaya yüz tutmuş geleneklerin yeniden canlanmasına da öncülük etmektedir. Bu tür etkinlikler sayesinde atalarımızın mirası gelecek kuşaklara aktarılacak, Kazak kültürünün zenginliği dünya çapında daha geniş kitlelere tanıtılacaktır.
Aida Kojmambetova
Almatı – Karkara Yaylası

